ERİŞİM, KAPSAYICILIK VE UMUT: TÜRKİYE’DE MÜLTECİLERİ DESTEKLEME

Genel Sekreterimiz Sayın Halil İbrahim Er, MSYD Altındağ Toplum Merkezi’nde, tarih ve temel değerler atölyesi çalışması gerçekleştirmiştir.
22 Temmuz 2019
MSYD-ASRA Hatay Rehabilitasyon Merkezi’nde Kadın Deneyim Paylaşım Gruplarıyla Stres ve Stres Yönetime yönelik tuval çalışması gerçekleştirdi.
7 Ağustos 2019

IMC Medya ve İletişim Sorumlusu Clara Long tarafından yazıldı.

 “Hayatım zifiri karanlıktı. Zamanımın çoğunu odamda tek başıma geçirirdim ve kimsenin içeri girmesine izin vermezdim.” Türkiye'de yaşayan 21 yaşındaki Suriyeli Ali'nin hayatını birkaç ay önce özetlediği gibi.

Ali’nin kendi payına yaşadıkları göz önüne alındığında, hayata böylesi bir bakış açısı geliştirmesi hiç de şaşırtıcı değil. Ali, henüz bir genç olarak evini terk etmeye zorlandı, fakat zor ama gerekli bir karar alarak ailesine katıldı.

 

Sekiz yıl süren yoğun çatışma ortamı, yüz binlerce sivil insanın hayatına etki etti. 12.2 milyon insanı evlerinden zorla ayrılması ile sonuçlandı ve birçok şehri tanınmaz molozlara dönüştürdü. Suriye sınırlarının çok ötesine geçen etkilerin yaşandığı kriz, zamanımızın en ağır olanlarından biri.

Türkiye, dünyada en fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumundadır.  3.6 milyondan fazla kayıtlı Suriyeli ile ülke, bölgede güvenli bir yaşam arayışında olan Suriyelilerin üçte ikisine ev sahipliği yapmaktadır - diğer bütün komşu ülkelerden daha fazla. Bahse konu geniş nüfusun kahir ekseriyeti, Türkiye’nin başta güneydoğu bölgesinde olmak üzere Suriye sınırına yakın yerlerde yaşamlarını sürdürmektedir. Bunların yüzde 10'u şu anda, Akdeniz’e sınırı bulunan ve sosyo-ekonomik yapı itibariyle bölgesel bir başkent profilinde ülkenin 81 ilden biri olan Mersin’de yaşıyor.

Böylesi sarsıcı insanî krizlerde, engelli insanlar gibi hâlihazırda savunmasız ve hassasiyet düzeyi yüksek toplumsal kesimler genellikle en fazla etkilenir. İnsanların yüzde 15'i küresel olarak bir tür engellilik durumlarıyla yaşıyor; bununla birlikte, insanî bir kriz esnasında ve sonrasında, savaşla ilgili yaralanmalar ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişim eksikliği nedenleriyle bu sayı çok daha yükseklere çıkabilmektedir. Bugün dünyada krizlerden etkilenen engelli insan sayısının 20 milyon olduğu tahmin edilmektedir.

Bahse konu engelli nüfusun önceden var olan ihtiyaçları göz önüne alındığında, insanî yardıma ihtiyaç duyan geniş nüfus içinde, engelli kişiler trajik bir şekilde maalesef göz ardı edilebilmektedir. Bazı faktörler bu sessizliğe katkıda bulunur ve genel olarak bu grup erişim ile mücadele eder. Sağlık bakımı veya gıda yardımı olsun, engelli ve yaşlı insanlar sıklıkla klinik ve/veya diğer türden uzmanlık gerektiren hizmet ağlarına ulaşamaz. Tüm bu genel resme rağmen, söz konusu sağlık hizmetlerinin, gadre uğramış engelli ve yaşlı kesimlere ulaştırılması acil bir gerekliliktir.

Son zamanlarda bu konunun ele alınmasında bazı olumlu gelişmeler olmuştur. 2006 yılında, onlarca yıllık engellilerin haklarına odaklanmayı amaçlayan çalışmaların ardından, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına dair Sözleşme'yi (CRPD) kabul etti. İmzalayan devletlerin ve kuruluşların sayısının çok yüksek olması nedeniyle - Avrupa Birliği, sözleşmeyi imzalayan birkaç kuruluştan biri ve Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları (ECHO) kısa bir süre önce engelli insanlara yardım eden programlara ek fon sağladı - sözleşme bir başarı olarak kaydedildi.

Bir kişinin koordinasyonunu ve hareket kabiliyetini etkileyen yaşam boyu süren bir durum olan serebral palsili Ali için iyi bir haber oldu. Daha yakın zamana kadar hayat başlı başına bir zorluk olarak karşısına çıkmıştı. Ali Türkiye'ye geldiğinden beri, durumu nedeniyle hem fiziksel hem de duygusal olarak mücadele etti.

Ancak, ECHO’nun finansman sağladığı bütünleşik hizmet sunumu ile birlikte Ali ve onun gibi yardıma muhtaç durumdaki mültecileri destekliyor. Mersin’deki komşularından MSYD Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında bilgi alan annesi sayesinde, Mersin’deki bir destek programını öğrendi.

Sonuç olarak, International Medical Corps’un partneri MSYD-ASRA, Mayıs ayında evinde Ali'yi ziyaret ederek, Mersin'de erişebileceği ücretsiz fizyoterapi hizmetlerini anlattı. Ekip ayrıca son zamanlarda nasıl hissettiği hakkında Ali ile konuştu ve Ali ile birlikte danışma oturumlarına başlama kararı verildi.

Sadece üç ay önce kendi başına yürüyememiş olmasına rağmen Ali, MSYD-ASRA’nın Mersin’deki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinin sunduğu hizmetlerden faydalanıyor. Yine danışma seansları sayesinde, Ali kendini daha iyi hissediyor ve ailesiyle ve çevresiyle olan önceki çatışmalarını çözüyor.

“Şimdi geleceğim hakkında ümidim var,” dedi Ali yakın zamanda MSYD-ASRA Saha Çalışma Ekibine. “Bu program kendimi bulmama yardımcı oldu. Sanki karanlık odamdan nihayet dışarı çıkıyorum.”

International Medical Corps ve partner kuruluş olarak MSYD-ASRA, Ali’nin hayatına bir nebze de olsa ışık tutmaktan mutluluk duyar. Ortaklar, Suriyeli mülteci topluluğuna, ECHO’nun cömert destekleri sayesinde, Mersin’in yanı sıra Türkiye'nin diğer bölgelerinde de hizmet vermektedir.