Küresel Salgın Zamanında Mülteciler: Koruma/Himaye ve Ruh Sağlığı ile İlgili Çıkarımlar

Koronavirüs Günlerinde Sığınmacılara Uzanan Yardım Eli
21 Nisan 2020
EVDEN ÇALIŞMA TÜYOLARI
19 Mayıs 2020
 Bu çalışmamız, ilk aşamada pandemilerin sadece kişilerin fiziksel sağlığına yönelik salt tıbbi bir fenomen olmadığı üzerine postüladan hareket eder. Pandemilerin etkisi, çok katmanlı bozulmalara neden olması hasebiyle bireyler, gruplar ve toplumun pek çok düzleminde gözlemlenebilen bir olgudur. Toplumsal düzeye gelindiğinde ise, damgalanma ve yabancı düşmanlığı, pandemik salgınların toplumsal etkisinin en yaygın yönleri olarak karşımıza çıkabilmektedir.Birey üzerinde Bu olumsuz etkileri tetikleyecek ve besleyebilecek iki temel faktör, salgınla doğrudan ilintili panik ve strestir. Bu anlamda algılanan tehdide ilişkin endişeler arttıkça, çoğu insan/hane, optimum stoklama miktarının ötesine geçerek mamül ve ürün stoklamaya başvurabilmektedir.
Krizin hissedilebilir etkilerinin yaşandığı bu dönemlerde pek çok kesim, kişisel koruyucu hijyen malzemelerini (maskeleri ve diğer tıbbi malzemeleri) kendi elinde toplamaya ve biriktirmeye odaklanır. Bu türden kendini koruma reflekslerini, anksiyete ile ilişkili davranışlar, uyku bozuklukları ve genel olarak daha düşük algılanan sağlık durumu izler. Bu çerçevede çalışmamız, kişileri bu türden davranışlara sürükleyen temel faktörlerin psikolojik örüntülerini ortaya çıkarmayı ve toplumun tüm katmanlarında farklı bir şekilde tecrübe edilen ruh sağlığı ve koruma/himaye eksenli sorun alanlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır.
Tüm bu etki-tepki sarmalını göz önünde bulundurarak, koronavirüs salgınının ülkemize etki ettiği bu günlerde, MSYD toplumdaki hassasiyet durumu yüksek kişi ve kesimlere, ve bu kapsamda özellikle mültecilere odaklanmayı amaçlamaktadır. Bahse konu kesimlerin, halihazırdaki teyit edilmiş bilgilere ve uygun hizmetlere erişimleri önündeki engellerden dolayı, yerel halka göre, ruh sağlığı ve sosyal hizmetler alanına giren ihtiyaçlar açısından, salgının çok boyutlu etkilerine maruz kalmaya daha açık ve savunmasız olduğu söylenebilir. Bu çerçevede çalışmamız, COVID-19 salgını münasebetiyle Türkiye'deki mültecilerin ihtiyaçları hakkında birincil kaynaklardan bilgi sunacak, bu verileri analiz edecek ve saha çalışmasında tespit edilen alanlardaki yaygın ihtiyaç durumu gidermeye yönelik yeni ve alternatif uygulama modelleri sunacaktır. Rapor, aynı zamanda Türkiye'de kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları tarafından sunulan mevcut hizmetlerle ilgili sorunları tanımlamış ve sorunları gidermek için gerekli öneriler oluşturmuştur.