19-21 Ağustos 2019 tarihlerinde Mersin’de Toplum Çevirmenliği Eğitimi Düzenlendi
2 Eylül 2019
Share The Kindness / İyiliği Paylaş !
10 Eylül 2019

Ülkemizde 2019-2020 eğitim öğretim yılının başlamasıyla okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretimde yaklaşık 18 milyonun üzerinde okul çağındaki çocuk ders başı yapmıştır.

Dünyada milyonlarca mülteci çocuk ise temel bir insan hakkı olan eğitim hakkından ne yazık ki yoksun kalmaktadır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 26. maddesine göre; “Herkes eğitim hakkına sahiptir.” Günümüzde okul çağındaki 7,1 milyon mülteci çocuğun yarısından fazlası 3,7 milyon çocuk eğitime erişemiyor.

Ev sahibi ülkeler, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Birleşmiş Milletlerin (BM) ilgili Ajansları ve paydaş kuruluşların çabalarına rağmen, son yıllarda dünya genelinde zorla yerinden edilmelerdeki artış sebebiyle, 2019 yılında diğer akranlarda %91 olarak gerçekleşen ilkokul eğitimine katılma oranı, mülteci çocuklarda ancak yüzde 2’lik bir ilerleme kaydederek %63’e ulaşabilmiştir.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği 2019 eğitim raporuna göre mülteci çocukların 2,9 milyonu yoğun mülteci nüfusu barındıran Türkiye, Lübnan, Ürdün, Pakistan ve Sudan’da yaşamaktadır. Özellikle Suriye krizinin başlamasından itibaren açık kapı politikasını sürdüren ve soruna insani yaklaşım gösteren Türkiye, eğitim alanında da Millî Eğitim Bakanlığı, ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının gayretleriyle çok önemli mesafeler katetmiştir. BM verilerine göre, yaklaşık bir milyondan fazla mülteciye ev sahipliği eden Türkiye’de Geçici Koruma ve Uluslararası Koruma altındaki okul çağı nüfus içerisinde 2016’da yüzde 37 seviyelerinde olan genel okullaşma oranı, 2019’da %62 olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıca, bu durum ilkokulda %97, ortaokulda %58 ve lisede ise %26 oranında gerçekleşmiştir.

Diğer yandan, İnsani yardım çalışmalarıyla dünyaya örnek olan Türkiye’nin mülteci çocukların eğitime erişimine yönelik çalışmalar dikkate alındığında uluslararası ortalamanın üzerinde bir performans sergilediği görülmektedir. Bu çalışmalar, uluslararası toplumun ortaya koymuş olduğu kayıp neslin (lost generation) önlenmesi doğrultusunda destekleyici niyetin ortaya konulduğunu göstermektedir.

MSYD ailesi olarak, 2019-2020 eğitim öğretim döneminin ülkemize hayırlı olmasını diler, bu vesile ile, tıpkı diğer akranları gibi bütün yerinden edilmiş çocukların temel hakları olan eğitime erişmeleri ve hak ettikleri eğitimden yararlanabildiği bir dünya temennisiyle yeni eğitim öğretim döneminde tüm çocuklarımıza başarılar dileriz.